Bursa, 20.Temmuz.2010
SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ
(DERNEKLER)
Ülkemizin dünyaya
açılması ile birlikte, sivil toplum
kuruluşlarının önemi de artmış
bulunmaktadır. Oysa tarihimizi incelediğimizde sivil toplum
örgütlerinin çok önemli görevler yürüttüğünü
görmekteyiz. Tarihimizdeki vakıfları, vakfiyeleri veya bazı
toplum örgütlerini burada gündeme getirmiyorum.
Sivil toplum örgütleri
amaç ve konuları ile sınırlı olmak üzere
çalışmak zorundadır. Amaç ve konuları
dışına taşanlar, kapatma dahil bir çok ceza ile karşı
karşıya kalırlar. Bu sebepten
, dernek kurma ile ilgili bazı maddeleri bu
yazımın içine alıyorum.
Yine son zamanlarda , bazı derneklerin sadece ve
sadece bazı kişilerin isimleri ile birlikte anılır
olduğunu görüyorum. Mesela, dernek isimlerini vermeden bazı
kişi isimlerini vermek isterim. İzzet Cengiz, İsmail
Bağcı, Rüştü Burlu,
Yakup Altınöz gibi.
Ancak, bu isimler sadece ve sadece
o dernekteki yaptıkları başarılı hizmetlerle öne
çıkmış isimlerdir. Hiç birisi bulundukları
sivil toplum örgütünün sahibi değildir. Tarihten gelen
kültürümüzle bu derneklerin hizmetkarıdır, motorudur,
tetikleyicisidir. Esas bu olduğu halde, bazı sivil toplum
örgütlerinde, bazı başkanların o sivil toplum
örgütünün sahibi gibi hareket ettiklerini görüyor
veya duyuyoruz. Hizmet amaçlı olmanın dışında,
hizmet amacı için gayret sarfetmenin
dışında hiç kimse, hiçbir sivil toplum
örgütünün sahibi değildir. Bunu bilelim.
Yine, dünyaya
açılma ile birlikte, dünya çapındaki bazı
sivil toplum örgütleri de ülkemizde
teşkilatlanmışlar ve örnek hizmetlerde bulunmaya
başlamışlardır. Dünya çapında
teşkilatlanmış bu sivil toplum örgütlerinde de
herhangi bir kimse örgütün sahibi değildir. Bu
örgütler de Türk yasalarına tabidir. Türk
yasalarının dışında teşkilatlanamazlar ve
faaliyet gösteremezler. Önce ülkemiz
yasalarına göre hareket edeceklerdir, yurt
dışındaki ana
örgütün tüzük ve yönetmelikleri
ülkemiz yasalarına uygunsa tatbik edilebilir, yoksa bu
tüzük ve yönetmelikler tatbik edilemez, tatbik edilmeye
çalışılması, uluslar arası bu derneklerin
tüzük ve yönetmeliklerinin ülkemiz yasalarından
üstün olduğunu iddia etmek ve bunları ülkemiz
yasalarına rağmen tatbik etmeye çalışmak açıkça
suçtur. Hatta bana göre kapatılma sebebidir.
Bu girişten sonra
ülkemiz dernekler yasası ve yönetmeliklerinden bazı
hükümleri hatırlatmak için yazımıza
alıyoruz.
5253 sayılı Dernekler
kanunundan:
Dernek kurma hakkı
Madde 3- Fiil ehliyetine sahip
gerçek veya tüzel kişiler, önceden izin
almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.
Ancak, Türk Silâhlı Kuvvetleri ve kolluk kuvvetleri
mensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının memur
statüsündeki görevlileri hakkında özel kanunlarında
getirilen kısıtlamalar saklıdır.
Onbeş yaşını
bitiren ayırt etme gücüne sahip küçükler; toplumsal,
ruhsal, ahlakî, bedensel ve zihinsel yetenekleri ile spor, eğitim ve
öğretim haklarını, sosyal ve kültürel
varlıklarını, aile yapısını ve özel
yaşantılarını korumak ve geliştirmek amacıyla
yasal temsilcilerinin yazılı izni ile çocuk dernekleri kurabilir
veya kurulmuş çocuk derneklerine üye olabilirler.
Oniki yaşını bitiren
küçükler yasal temsilcilerinin izni ile çocuk
derneklerine üye olabilirler ancak yönetim ve denetim
kurullarında görev alamazlar.
Çocuk derneklerine onsekiz
yaşından büyükler kurucu veya üye olamazlar.
Dernek
tüzüğü
Madde 4- Her
derneğin bir tüzüğü bulunur. Bu tüzükte
aşağıda gösterilen hususların belirtilmesi zorunludur:
a) Derneğin adı ve merkezi.
b) Derneğin amacı
ve bu amacı gerçekleştirmek için dernekçe
sürdürülecek çalışma konuları ve
çalışma biçimleri ile faaliyet alanı.
c) Derneğe üye olma ve üyelikten
çıkmanın şart ve şekilleri.
d) Genel kurulun toplanma şekli ve zamanı.
e) Genel kurulun
görevleri, yetkileri, oy kullanma ve karar alma usul ve şekilleri.
f) Yönetim ve
denetim kurullarının görev ve yetkileri, ne suretle
seçileceği, asıl ve yedek üye sayısı.
g) Derneğin
şubesinin bulunup bulunmayacağı, bulunacak ise şubelerin
nasıl kurulacağı, görev ve yetkileri ile dernek genel
kurulunda nasıl temsil edileceği.
h)
Üyelerin ödeyecekleri giriş ve yıllık aidat
miktarının belirlenme şekli.
ı)
Derneğin borçlanma usulleri.
j)
Derneğin iç denetim şekilleri.
k)
Tüzüğün ne şekilde değiştirileceği.
l)
Derneğin feshi halinde mal varlığının tasfiye
şekli.
Yasaklar
Bazı ad ve işaretleri
kullanma yasağı
Madde 29- Derneklerin, mevcut veya
mahkeme kararıyla kapatılmış veya feshedilmiş bir
siyasî partinin, bir sendikanın veya üst kuruluşun, bir
derneğin veya üst kuruluşun adını, amblemini,
rumuzunu, rozetini ve benzeri işaretleri ya da başka bir ülkeye
ve daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait bayrak, amblem ve
flamaları kullanmaları yasaktır.
Kurulması yasak olan dernekler ve yasak faaliyetler
Madde 30-
Dernekler;
a) Tüzüklerinde gösterilen amaç ve bu amacı
gerçekleştirmek üzere sürdürüleceği
belirtilen çalışma konuları dışında
faaliyette bulunamazlar.
b) Anayasa ve kanunlarla açıkça yasaklanan
amaçları veya konusu suç teşkil eden fiilleri
gerçekleştirmek amacıyla kurulamaz.
c) Askerliğe, millî savunma ve genel kolluk hizmetlerine
hazırlayıcı öğretim ve eğitim faaliyetlerinde
bulunamaz, bu amaçları gerçekleştirmek üzere kamp
veya eğitim yerleri açamazlar. Üyeleri için özel
kıyafet veya üniforma kullanamazlar.
Kayıt ve yazışma dili
Madde
31- Dernekler, defterlerinde ve kayıtlarında ve Türkiye
Cumhuriyetinin resmi kurumlarıyla yazışmalarında
Türkçe kullanırlar.
Dernekler yasasının buraya aldığımız
hükümlerine uymak kaydıyla herkes, gerekli izinleri almak ve
kuruluş usullerini yani prosedürü
yerine getirmek şartıyla dernek kurabilir.
Dernek kuruluşu için
de dernekler yönetmeliğine göre aşağıdaki
belirtilen şekil, şart ve istenenler tamamlandığında
dernekler kurulmuş olur.
Kuruluş bildirimi
Madde 5 - Dernek kurucuları
tarafından imzalanmış iki adet kuruluş bildirimi ve
aşağıda belirtilen ekleri, derneğin kurulacağı
yerin mülki idare amirliğine verilir.
a) Kurucular tarafından her
sayfası imzalanmış iki adet dernek tüzüğü,
b)
Kurucuların nüfus cüzdan fotokopisi,
c)
Dernek kurucuları arasında tüzel kişiliklerin
bulunması halinde; bu tüzel kişilerin unvanı, yerleşim
yeri ve kuruluş belgesi ile tüzel kişiliklerin organları
tarafından yetkilendirilen gerçek kişi de belirtilmek
kaydıyla bu konuda alınmış kararın fotokopisi,
d) Kurucular arasında yabancı
dernek veya dernek ve vakıf dışında kar amacı
gütmeyen kuruluşlar bulunması halinde, bu tüzel
kişilerin dernek kurucusu olabileceğini gösteren İçişleri
Bakanlığınca verilmiş izin belgesi,
e) Kurucular arasında
yabancı uyruklular varsa, bunların Türkiye''de yerleşme
hakkına sahip olduklarını gösterir belgelerin fotokopileri,
f) Yazışma ve
tebligatı almaya yetkili kişi veya kişilerin adı,
soyadı, yerleşim yerlerini ve imzalarını belirten liste.
Büyükşehir
belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler
hariç diğer ilçelerdeki dernek kuruluş
işlemlerinde istenen belgeler birer arttırılarak verilir.
Dernekler, kuruluş bildirimi
ve eklerini mülki idare amirliğine vermek suretiyle tüzel
kişilik kazanırlar.
Çocuk
derneklerine tüzel kişiler kurucu veya üye olamazlar,
ayrıca çocuk derneklerinde kuruluş bildirimine, kurucu
çocukların yasal temsilcilerinin izni eklenir.
Mülki idare amirliği
tarafından dernek kuruluş bildirimi, gün ve saat belirtilmek
suretiyle dernekler birimine havale edilir ve başvuru sahibine
kuruluş bildirimi ve eklerinin alındığına dair
Alındı Belgesi (EK- 1) verilir ve dernek, kütüğe
kaydedilir.
İlçe dernekler birimi,
kuruluş bildirimi ve dernek tüzüğünün ikişer
örneğini yedi gün içinde il dernekler
müdürlüğüne gönderir.
Kuruluş bildirimi ve dernek
tüzüğünün incelenmesi
Madde 6 - Kuruluş bildirimi
ve ekinde verilen belgelerin doğruluğu ile dernek
tüzüğü, alındı belgesinin düzenlendiği
tarihten itibaren altmış gün içinde mülki idare
amiri tarafından bizzat veya dernekler birimlerine yetki verilmek
suretiyle incelenir. İlçelerde kurulan derneklerin
tüzükleri de ilgili valiliklerce incelenir. Yapılan inceleme
sonucunda, tespit edilen Kanuna aykırılık veya noksanlığın
giderilmesi kuruculardan yazılı olarak istenir.
Kuruluş bildirimi ve ekleri
ile dernek tüzüğünde, Kanuna aykırılık veya
noksanlık bulunmadığı takdirde ya da Kanuna
aykırılık veya noksanlığın yapılan tebligat
üzerine otuz gün içinde giderilmiş olması halinde,
mülki idare amirliği tarafından keyfiyet bir yazı ile
dernek geçici yönetim kurulu başkanlığına
derhal bildirilir.
Kanuna aykırılık
veya noksanlık otuz gün içinde giderilmediği takdirde
mülki idare amiri, yetkili asliye hukuk mahkemesinde derneğin feshi
hakkında davanın açılması için durumu
Cumhuriyet savcılığına bildirir.
Kütüğe kaydı
yapılan derneklerin; onaylı tüzükleri ve kuruluş
bildirimleri en geç yedi gün içinde valilik tarafından
Bakanlığa gönderilir.
Yukarıda kısaca
belirttiğimiz şekilde kurulan dernekler Türk yasalarına
göre kurulmuş olur ve faaliyetlerine başlarlar. Dernekler
yasalara uygun olarak hareket etmek şartı ile faaliyetlerine devam
edebilirler. Aksi takdirde ,
devletçe faaliyetlerine son verilebilir.
Bütün dernek başkan ve
üyelerinin Türk yasalarının ülkemizde tatbik
edildiğini ve uluslar arası yasa ve teamüllerden üstün
olduğunu bilmesi gerekir.
Yeminli Mali Müşavir
Cevdet Akçakoca